ARSENİKLİ SU KONUSUNDA HALKIMIZI UYARIYORUZ
Arsenik, Dünya Sağlık Örgütü tarafından içme sularındaki en tehlikeli kimyasal olarak belirlenmiş, en çok kansorejen etki taşıyan ve özellikle mesane ve akciğer kanseri açısından risk oluşturmaktadır. Bunun dışında cilt ve böbrek kanserlerine de sebep olur, kalp damar sisteminde, beyin ve sinir sisteminde olumsuz etkileri vardır.
Arsenik zehirlenmesi, ya bir kerede alınan yüksek dozda arsenikten (akut zehirlenme) veya küçük dozlarda ard arda alınmaktan (kronik zehirlenme) kaynaklanır. Akut zehirlenmenin başlıca belirtileri mide bulantısı, kusma, ağız ve boğazda yanma ve şiddetli karın ağrılarıdır. Bunu takiben dolaşım bozukluğu ve kalp yetersizliği başlar ve birkaç saat içinde zehirlenme ölümle neticelenebilir. Kronik zehirlenme ise, yavaş yavaş güçten düşme, boşaltım bozuklukları, deride tümör meydana gelmesi, şuur bozukluğu, sinir sistemi bozukluğu, kansızlık ve tırnaklarda tipik çizgilerin belirmesiyle belli olur.
Arsenik birçok organda kanser yapıcı etkisi kamuoyunda artık bilinen bir gerçektir. Suyun litresinde 10 mikrogramın altı Dünya Sağlık Örgütünce izin verilen miktardır. Bunun üzerinde arsenik bulunan sular toplumda kısa ve uzun vadede zararları ortaya çıkacak olan birçok zararlar ihtiva etmektedir. Kanser yapıcı etki yanında zehirlenmelere de neden olmaktadır.
Ülkemizde Arsenikli su sorunu geçtiğimiz yıl İzmir’de gündeme gelmiş ve günlerce kamuoyunu meşgul etmişti. Bu ilimizde 29 kuyu bu nedenle kapatılmıştı. Geçtiğimiz aylarda Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Aksaray, Nevşehir, Niğde, Van ve Kars illerinde, sudaki arsenik oranının çok yüksek olduğu belirtildi.
Türkiye arsenik oranları en yüksek illeri incelediğimizde İzmir’de içme sularındaki en yüksek arsenik oranı litrede 59 mikrogram, Aksaray’da içme suyunu sağlayan su kaynaklarındaki bu oran litrede 86 mikrogram, Niğde`de kapatılan kuyulardaki en yüksek oran litrede 201.6 mikrogram, Nevşehir’de litrede 36.4 mikrogram, Kars’ta litrede 30 mikrogram iken 2008 tarihinde Van’da su ile ilgili yapılan analizlerin sonucunda, belediyenin bazı mahallelere su sağlamak için açtığı 31 kuyudan 23'ünde arsenik oranının yüksek olduğu, kapatılan dört su kuyusunda arsenik oranının 156 mikrograma kadar çıktığı saptandı.
Van’daki arsenikli su sorununun çözülmesi konusunda ilgili birimlerin gerekli çalışmaları yapmak için çalıştıkları ve DSİ nin bu konuda kaynak suyundan yeni bir hat çekilmesi konusunda çalışmaya başladığı ve 2-3 yıl içinde bu sorunun çözüleceği bildirilmektedir. Tabip odamız konu ile ilgili Belediye Başkanlığı ve Sağlık müdürlüğü ile görüşmelerde bulunmuş konunun önemini bir kez daha hatırlatmıştır.
Van Hakkari Tabipler Odası olarak insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunan arsenikli suyun zararlarından korunmak için halkımızın bu süre zarfında kaynak sularına yönelmeleri, içmede, yemekte mümkünse bu kaynak sularının kullanmasını öneririz. Kamuoyuna ve basına saygılarımızla bildiririz.
YÖNETİM KURULU |