Sağlık Bakanlığı’nın Meclis’ten hem de CHP’nin desteği ile geçirdiği kamuoyunda Tam Gün Yasası olarak bilinen 5947 nolu ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN önce Anayasa Mahkemesi tarafından ve en son da Danıştay tarafından bzı maddeleri iptal edilerek bugünkü haline geldi. Doğrusu kanun çıkarken ve ilk çıktığı halinde de içimizi oldukça acıtmış ve bizleri sıkıntıya sokmuştu. İlk defa bir kanunun Meclis’ten nasıl çıktığını canlı olarak bu yasa için izledim. Tam evlere şenlik bir görüntüydü. Hiçbirşeyden haberi olmayan milletvekilleri birşeyler anlatıyordu. Özellikle TTB nin verdiği anlaşılan metni okumaya çalışan BDP’li vekil sık sık hata ediyordu. CHP de değişiklik önergesi vermeden kanun aynı biçimde geçmişti.
Halbuki öncesinde, Bakanlığın bu metni ağır biçimde hazırladığı ve mecliste değişiklik önergeleriyle yumuşaatılacağını ve hekimler lehine bazı kararlar çıkabileceğini duymuştuk. Öyle olmadı ve Sağlık Bakanı bu kadar ağır kısıtlamalar içeren kanunun geçmesini adeta zafer kazanmışçasına kamuoyuna bildirdi.
Hekim sayısının az olduğunun beyan edildiği ülkemizde meslektaşlarımız yalnızca bir kurumda çalışmaya mahkum ediliyordu. Bunun yanısıra güvencesiz bir ücret olan performans ve döner sermayeye mahkum ediliyorlardı. Üniversitelerde ise durum tam felaketti. Üniversitede dahi özel muayene yasaktı. Öğretim üyeleri yalnızca hesabına net geçebilecek 12 TL ye hasta bakmak zorunda kalacaklardı.
İşin ilginç yanı benim şahsen yıllardır savunduğum ve çeşitli oturumlar ve ortamlarda dile getirdiğim tam gün uygulaması önümüze geldi. Bu durumda tüm meslektaşlarımız tam gün hastanelerinde çalışacaklar ve isteyenler saat 17.00 dan sonra istedikleri kurumda mesleklerini icra edebilmeye devam edebilecekler. Aslında ‘adam gibi’ uygulanabilse hem hastalarımız hem de meslektaşlarımız için iyi bir sistem. Ama adam gibi demekteki kastım, bazı meslektaşlarımız ve özel kurumlarımızın bunu istismar etmeden ve Sağlık Müdürlüğü’nün de iyi denetleyerek uygulaması gerekli. Eğer bir kısım meslektaşımız yine muayenehanesine hasta çekmek için uğraşır, muayenehanede makbuz vs. işlerine girer, öğlen yemeklerini muayenehanede geçirir, tahlilleri üniversitede ameliyatı özel hastanede yaparsa en kısa zamanda yine işin suyu çıkar ve öyle sanırım ki çok daha ağır yasalar karşımıza gelir.
Tüm hekim camiası olarak aklımızı başımıza almalı ve bu güzel ortamı hem kendimiz, hem hastalarımız hem de ülkemiz için iyi değerlendirmeliyiz. Mesaimizi tam gücümüzle hastanemize harcamalı ve sonra eğer enerjimiz var, başka daha hasta bakabilirim diyorsak diğer kurumlarda da hizmet vermeye alın akımızla devam etmeliyiz. Kamu sağlık kurumları yöneticilerine düşen ise rencide etmeden iyi ve akılcı denetimlerle ve uygun ortamlarla meslektaşlarımızı hastanelerinde istihdam etmenin yollarını bulmalıdırlar. İyi yerleşmiş bir sistemle ülkemizin sağlığının daha da ilerilere gideceğine inanıyorum. |